|
Tweet |
Yoğun bir katılımla gerçekleşen iftar programında samimi bir ortamda soruları yanıtlayan Yılmaz, konuşmasına Türkiye Cumhuriyeti'nin gücüne vurgu yaparak başladı. Yılmaz, "Türkiye Cumhuriyeti güçlü bir devlettir. Gereken ne varsa onu yapar." sözleriyle devletin caydırıcılığına olan inancını dile getirdi.
"İran'dan Gelen Füzeleri Biz Göndermedik" İddiası
Son dönemde basına yansıyan ve Türkiye tarafından imha edildiği belirtilen füzelere ilişkin konuşan Yılmaz, bu konuda iki farklı açıklamaya dikkat çekti. İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın resmi sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımı hatırlatan Yılmaz, "İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, kendi resmi sayfasında 'Kardeş Türkiye ile hiçbir sorunumuz yoktur ve bizim için yaptıkları dualara teşekkür ederiz' demiştir. Bu, iki ülke arasındaki kardeşlik ilişkilerinin bir göstergesidir." şeklinde konuştu.
Ancak asıl dikkat çekici iddianın İran silahlı kuvvetlerinden bir albay tarafından ortaya atıldığını belirten Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:
"İran Silahlı Kuvvetleri'nde görevli bir albayın yaptığı açıklamada, 'Türkiye'ye gönderilen füzeleri biz göndermedik. Bu füzelerin üzerine İran bayrağı yapıştırılmak suretiyle İsrail tarafından gönderildiğine inanıyoruz' dediği görülüyor. Bu çok vahim bir iddiadır."

"İsrail, Vadedilmiş Topraklar Hayaliyle Ortadoğu'yu Yakıyor"
Bu iddiaların ardından bölgedeki asıl tehdide işaret eden Ferhat Yılmaz, sözlerini İsrail'in politikalarına yöneltti. Yılmaz, "Bu olaylar gösteriyor ki İsrail, Ortadoğu'yu kan gölüne çevirmek istiyor. ABD ve İsrail'in Ortadoğu'da döktükleri kanın içinde boğulacaklarını" söyledi.
İsrail'in 'vadedilmiş topraklar' hayaliyle hareket ettiğini belirten Yılmaz, bu inancın temelindeki dini metinlerin değiştirildiğini öne sürerek şu ifadeleri kullandı:
"Onlar vadedilmiş topraklar hayaliyle yaşıyorlar ama biz biliyoruz ki o Tevrat değiştirilmiştir. Allah'ın gönderdiği Tevrat değildir o. O, şeytanın şeytanlaşmış insanlara yazdırdığı bir tevrat olmuştur. Onların inançlarına saygımız sonsuz, bu konuda onlara bir şey söylemiyoruz. Ancak onların bu sözde vadedilmiş topraklar uğruna önlerine ne gelirse, kadın, çocuk, yaşlı demeden her şeyi yok etmeleri, insanlık dışıdır. Allah böyle bir şeyi ister mi? Onlar öyle düşünebilir ama biz Allah'ın son gönderdiği kitaba ve Peygambere iman ediyoruz."
"Türkiye ile Dalaşmaya Girenin Aklını Peynir Ekmekle Yemesi Lazım"
Türkiye'nin bölgesel gücüne ve ittifakların geçiciliğine vurgu yapan Yılmaz, olası bir saldırı durumunda Türkiye'nin tavrının net olduğunu belirtti. Yılmaz, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile dalaşmak, o dalaşmaya giren devletin aklını peynir ekmekle yemesi demektir. Şayet Türkiye'ye saldırırlarsa, Türkiye Devleti zaten gerekeni yapar. Bizim topraklarımızda bulunan herhangi bir üsten İran'a yönelik bir saldırı olmamıştır. Biz saldırmazken onlar saldırsın mantığı yoktur." dedi.
Bölgedeki dengelerin değişkenliğine de dikkat çeken Yılmaz, "Yarın ABD birden tasını tarağını toplar gider. Ama biz bu bölgede bakiyiz, biz beraberiz, biz komşuyuz." sözleriyle Türkiye ile İran arasındaki kadim komşuluk ilişkilerinin önemine vurgu yaptı.