|
Tweet | Tarih: 21-07-2026 10:34 |
Türkiye Muharip Gaziler Derneği Yalova Şube Başkanı Şakir Güner, 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 52. yıl dönümü ve Barış ve Özgürlük Bayramı vesilesiyle yayımladığı uzun mesajında, bu anlamlı günün Türk milleti ve Kıbrıs Türk halkı için taşıdığı derin anlamı tüm yönleriyle ele aldı. Güner, 20 Temmuz'un yalnızca takvim yaprağında bir tarih olmadığını, aksine Türk milletinin vicdanının, sorumluluğunun ve Kıbrıs Türk halkının var olma mücadelesinin zaferle taçlandığı çok önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti.
Mesajında Kıbrıs Barış Harekâtı'nın, Kıbrıs Türkü'nün yalnız olmadığını tüm dünyaya haykıran kahramanlık destanı olduğunu kaydeden Güner, Türk askerinin adaya barış götüren adımlarının tarihe altın harflerle yazıldığını dile getirdi. 52 yıl önce bugün, Mehmetçiğin Kıbrıs topraklarına ayak basmasıyla birlikte zulmün sona erdiğini, katliamların durduğunu ve Kıbrıs Türk halkının yeniden umutla geleceğe bakmaya başladığını belirten Güner, bu kahramanlık destanının nesiller boyu unutulmayacağını vurguladı.

Güner, mesajında merhum Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş'ın unutulmaz sözlerini hatırlatarak, "Haklı davamızdan hiçbir zaman vazgeçmeyeceğiz" diyen Denktaş'ın bu kararlılığının mücahitlerin mücadelesinde, Mehmetçiğin cesaretinde ve gazilerin fedakârlığında hayat bulduğunu ifade etti. Kıbrıs Türk halkının haklı davasının arkasında duran Türkiye'nin, her koşulda Kıbrıs Türkü'nün yanında olduğunu ve olmaya devam edeceğini söyleyen Güner, bu bağın kanla ve tarihle yazılmış kardeşlik köprüsü olduğunu belirtti.
Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit'in harekâtın amacını dünyaya ilan ederken sarf ettiği, "Biz aslında savaş için değil, barış için ve yalnız Türklere değil, Rumlara da barış getirmek için adaya gidiyoruz" sözlerini anımsatan Güner, işte bu anlayış ve insani yaklaşım nedeniyle 20 Temmuz'un tarihe "Barış Harekâtı" olarak geçtiğini özellikle vurguladı. Türkiye'nin Kıbrıs'a müdahalesinin hiçbir zaman bir işgal veya saldırı olmadığını, tam aksine adada barışın, huzurun ve istikrarın tesisi için atılmış zorunlu ve hayati bir adım olduğunu ifade eden Güner, bu gerçeğin tüm dünya tarafından bilinmesi gerektiğini belirtti.
Kıbrıs Barış Harekâtı'nın masum insanların hayatını kurtardığını, akan kanı durdurduğunu ve Kıbrıs Türk halkının özgürlüğünü güvence altına aldığını belirten Güner, Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki ortak tarih, kültür ve kader bağının Doğu Akdeniz'de barış, istikrar ve güvenliğin teminatı olmaya devam edeceğini söyledi. Doğu Akdeniz'de yaşanan gelişmelerin, Kıbrıs'ın stratejik önemini bir kez daha gözler önüne serdiğini dile getiren Güner, KKTC'nin varlığının ve Türkiye'nin garantörlük rolünün bölge barışı için vazgeçilmez olduğunu ifade etti.
Güner, mesajında 52 yıl önce Kıbrıs'ta canlarını feda eden aziz şehitleri rahmetle anarken, o zorlu günleri yaşayan ve bugün hâlâ aramızda olan kahraman gazilere de sağlıklı, uzun ömürler diledi. Gazilerin emanetinin her zaman baş tacı edileceğini, onların yaşadıkları zorlukların ve gösterdikleri fedakârlıkların asla unutulmayacağını belirten Güner, bu kutsal emanetin gelecek nesillere eksiksiz bir şekilde aktarılmasının en önemli görevlerinden biri olduğunu söyledi. Şehitlerin aziz hatırasını yaşatmaya, gazilerin emanetine sahip çıkmaya ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin güçlü yarınları için çalışmayı sürdüreceklerini ifade eden Güner, Türk milletinin birlik ve beraberlik içinde her türlü zorluğun üstesinden geleceğine olan inancını dile getirdi.
Konuşmasının devamında Türkiye Cumhuriyeti devletinin, Kıbrıs Türk halkının haklarını koruma konusundaki kararlılığını sürdürdüğünü ve uluslararası platformlarda KKTC'nin tanınması için diplomatik mücadelenin devam ettiğini belirten Güner, bu yolda tüm Türk dünyasının ve dost devletlerin desteğinin önemine dikkat çekti. Kıbrıs davasının yalnızca Kıbrıs Türklerinin değil, tüm Türk milletinin davası olduğunu vurgulayan Güner, bu bilinçle hareket edilmesi gerektiğini ifade etti.
Gaziler Derneği olarak, Barış Harekâtı'nın yıl dönümlerinde düzenlenen törenlere ve etkinliklere katılmaya, genç nesillere Kıbrıs davasını ve barış harekâtının önemini anlatmaya devam edeceklerini belirten Güner, bu tür etkinliklerin milli bilincin canlı tutulmasında ve vatan sevgisinin aşılanmasında büyük rol oynadığını söyledi. Özellikle gençlerin, atalarının hangi zorluklar altında bu toprakları vatan yaptığını ve Kıbrıs Türk halkının özgürlüğü için neler göze alındığını iyi bilmesi gerektiğini ifade eden Güner, bu şuurun geleceğin teminatı olduğunu sözlerine ekledi.
Mesajının son bölümünde Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 52. yıl dönümünde, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin daha nice yıllar boyunca bağımsız ve özgür bir şekilde varlığını sürdürmesini dileyen Güner, tüm Kıbrıs Türkü kardeşlerinin Bayram ve Özgürlük Bayramı'nı en içten duygularla kutladı. Ayrıca başta Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Kıbrıs davasının mimarı Rauf Raif Denktaş'ı, dönemin Başbakanı Bülent Ecevit'i, harekâtta görev alan tüm komutanları, şehitleri ve hayatta olmayan gazileri rahmet ve minnetle yad eden Güner, mesajını "Bu vatanın bağımsızlığı ve bölünmez bütünlüğü uğruna can veren tüm şehitlerimizin ruhu şad, gazilerimizin başı sağ olsun. 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı hepimize kutlu olsun" sözleriyle tamamladı.
Haber : Ömer ÇİÇEK