|
Tweet |
Azerbaycan’a Adanmış Bir Ömür
Albay İsmail Tunç, 26 yıl Azerbaycan İçişleri Bakanlığı’na bağlı Emniyet Teşkilatı’nda, 3 yıl da Azerbaycan Ordusu’nda olmak üzere toplam 29 yıl boyunca kritik görevlerde bulundu. Özellikle Özel Çevik Polis Alayı ve Özel Kuvvetler Tabur Komutanlığı görevlerinde sergilediği üstün cesaret, disiplin ve liderlik vasıflarıyla hem silah arkadaşlarının hem de üstlerinin takdirini kazandı.
Görev süresi boyunca terörle mücadele, iç güvenlik ve cephe operasyonlarında aktif rol alan Tunç, Azerbaycan’ın en zorlu dönemlerinde sorumluluk üstlenerek devletine ve milletine sadakatle hizmet etti.

Madalyalarla Taçlanan Kahramanlık
Albay Tunç’un fedakârlıkları, aldığı sayısız nişan ve madalyayla da tescillendi.
2001 yılında, Azerbaycan’ın Ulu Önderi Haydar Aliyev tarafından bizzat kendisine takdim edilen Kahramanlık Madalyası, onun Azerbaycan devleti nezdindeki yerini en net şekilde ortaya koydu.
Bunun yanı sıra;
Azerbaycan Genelkurmay Başkanlığı Şeref Madalyası,
Azerbaycan Gaziler Birliği “Vatan Uğrunda” Madalyası
başta olmak üzere toplam 10 ayrı madalya ile onurlandırıldı. Günümüzde ise Azerbaycan Gaziler Birliği Başkanlığı görevini yürüterek gazilerin hakları ve toplumsal dayanışma için çalışmalarına devam ediyor.

Cepheden Gelen Bir Vatan Sevdalısı
İsmail Tunç’un hikâyesi, yalnızca resmi görevlerle sınırlı değil.
1990 yılında Ermenistan’ın Karabağ’ı işgaliyle birlikte, hiçbir zorunluluğu olmamasına rağmen gönüllü olarak Azerbaycan’a gitti ve cephede en ön saflarda savaşarak Azerbaycan topraklarının savunulmasında yer aldı.
Savaş yıllarında sık sık dile getirdiği Ziya Gökalp’in şu dizeleri, onun vatan anlayışını özetliyordu:
“Vatan ne Türkiye’dir Türklere ne Türkistan;
Vatan, büyük ve müebbet bir ülkedir: Turan.”
Bu sözler, Tunç’un sınırlarla değil, millet bilinciyle hareket eden bir dava adamı olduğunun en güçlü göstergesi oldu.
Birlik ve Kardeşliğin Canlı Temsilcisi
Albay İsmail Tunç, Türkiye ile Azerbaycan’ı hiçbir zaman ayrı iki ülke olarak görmedi. Onun için bu iki devlet, tek bir milletin iki güçlü koluydu. Bu inançla verdiği mücadele, Karabağ Savaşı’nın zaferle taçlanmasında önemli katkılar sundu.
Cesareti, kararlılığı ve sarsılmaz inancı sayesinde “Bir Millet, İki Devlet” anlayışının en güçlü temsilcilerinden biri olarak gönüllerde yer edindi.
Iğdır’ın Gururu, Gelecek Nesillerin İlhamı
Iğdır halkı, Albay İsmail Tunç gibi bir kahramanı bağrından çıkarmış olmanın gururunu yaşıyor. Tunç’un yanı sıra Tuva Cihangir Atasever, Mutlay Sayan gibi Iğdır’ın yetiştirdiği değerli isimler de bölgenin köklü kahramanlık geleneğinin yaşayan örnekleri olarak hafızalarda yer alıyor.
Albay İsmail Tunç’un destansı yaşam öyküsü, yalnızca geçmişin bir hatırası değil; aynı zamanda gelecek nesillere vatan sevgisi, fedakârlık ve kardeşlik ruhu aşılayan ebedi bir ilham kaynağı olmaya devam ediyor.