|
Tweet |
Yalova Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Cemil Demiryürek, kentte düzenlenen basın toplantısı ve ardından yapılan istişare toplantılarında, son günlerde Ankara’da gerçekleştirilen üst düzey temaslara ilişkin kapsamlı bir değerlendirmede bulundu. Demiryürek, ziyaretin özellikle yerel ekonominin güçlendirilmesi ve küçük kentlerin hak ettiği mali kaynaklara erişimi açısından tarihi bir fırsat olduğunu belirterek, sözlerine şöyle başladı:
“Size YTSO olarak gerçekleştirdiğimiz Ankara ziyaretiyle ilgili detaylı bilgi vermek arzu ederim. Bakanlık ziyaretimizde hem Hazine ve Maliye Bakanımızın hem de Cumhurbaşkanı Yardımcımızın katıldığı çok önemli bir program gerçekleştirildi. Ben bu programda, Yalova’nın fiziksel olarak küçük bir şehir olduğunu ama ekonomisinin ne kadar güçlü, üretim kapasitesinin ne kadar yüksek olduğunu ifade ettim. Bizim gibi küçük şehirlerde faaliyet gösteren firmalarımızın genel merkezlerinin burada bulunmasının ne kadar kritik olduğunu vurguladım. Bu noktada en büyük arzumuzu ilettik: Bu firmalar tarafından ödenecek vergilerin öncelikle Yalova’ya yatırılması, sağlanan gelirin doğrudan il belediyemizde kalması ve bu kaynağın belediyemiz tarafından il genelinde altyapı, eğitim, sağlık ve sosyal hizmetlerde kullanılması gerektiğini ifade ettik.”
Demiryürek, bu talebin karşılıksız kalmadığını özellikle vurgulayarak, “Hazine ve Maliye Bakanımız Sayın Mehmet Şimşek, bu ifadeye sonuna kadar katıldığını açık bir dille beyan etti. Bizim için bu, Yalova’nın hak ettiği mali özerkliğe kavuşması yolunda atılmış çok önemli bir adımdır” dedi.
Başkan Demiryürek, konuşmasının devamında kentin tarımsal kimliğine ve marka değerine dikkat çekerek, coğrafi işaretli ürünler konusunda yaşanan son gelişmeleri de paylaştı. Son günlerde tarımsal anlamda Yalova’nın zengin envanterini gündeme sıkça taşıdığını belirten Demiryürek, “Biliyorsunuz, Yalova’nın çok değerli coğrafi işaretleri var. Yalova Aronyası, Yalova Kivisi ve Yalova Kestane Balımız başta olmak üzere tarımsal ürünlerimiz, bir de Çınarcık el işleri ile ilgili coğrafi işaret tescillerimiz mevcut. Biz ilk etapta Avrupa Birliği nezdinde coğrafi işaret tescili konusuna hangi ürünle giriş yapabiliriz diye düşündük ve bir yerden başlamamız gerektiğini ifade ettik. Bu kapsamda Tarım İl Müdürlüğümüzle koordineli, titiz bir çalışma yürüttük. Ticaret ve Sanayi Odası olarak, bir hocamızla anlaşarak Yalova Aronyası’nın Avrupa Birliği Coğrafi İşaret Tescil sürecindeki tüm girişimleri başlattık. Gerekli ödemeleri ve yasal süreçleri Oda olarak üstlendik” diye konuştu.
Bu sürecin Yalova için stratejik bir dönüm noktası olduğunu belirten Demiryürek, gururla şu bilgiyi paylaştı: “Şu anda Avrupa Birliği nezdinde işlem gören 46. coğrafi işaret ürünü konumundayız. İnşallah bu hamlemizi başarıyla sonuçlandırabilir ve ilk 50 ürün içerisine Yalova Aronyası’nı sokabilirsek, bu sadece ticari bir başarı değil, aynı zamanda kentimizin uluslararası arenada tanınırlığı açısından da devrim niteliğinde bir kazanım olacaktır. Bu hedefe ulaşmak için kararlıyız.”
Yalova’nın eğitim alanındaki hedeflerine de geniş yer ayıran Demiryürek, uzun süredir dile getirdiği vakıf üniversitesi kurulması fikrini yeniden masaya yatırdıklarını duyurdu. Bu konuda çok somut bir adım atmaya hazırlandıklarını belirten YTSO Başkanı, şunları kaydetti:
“Her konuşmamda ve her ziyaretimde dile getiriyorum. Biliyorsunuz ki Yalova Üniversitesi son yıllarda çok tercih edilen, öğrenci kalitesi ve akademik kadrosuyla adından söz ettiren bir kurum haline geldi. Rektörümüz görevine başarıyla devam ediyor, kendisinin çalışmalarından ben şahsen çok memnunum ve bu çalışmaları tüm kalbimle destekliyorum. Ancak Yalova’nın bir vakıf üniversitesine daha ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Daha önceki konuşmalarımda da belirttiğim gibi, bu şehirde bir vakıf üniversitesi mutlaka kurulmalıdır.”
Demiryürek, bu hayalin gerçeğe dönüşmesi için köklü bir iş birliğine imza atmak üzere olduklarını ifade ederek sözlerine şöyle devam etti:
“Şöyle düşünelim: 1956 yılında kurulmuş, devlet-millet kaynaşmasının en güzel örneklerinden biri olan Saffet Çam Vakfı ile bu konuyu hayata geçirebilir miyiz diye istişareler yaptık. Geçtiğimiz günlerde Sayın Valimizle yapılan yeni protokol görüşmelerinde bu konu kahvaltıda da masaya yatırıldı. Neden olmasın, diyorum. Biz Yalova Sanayi ve Ticaret Odası olarak bu girişime çok arzu duyarız ve her türlü desteği sağlamaya hazırız. İnşallah bu birliktelikten hayırlı bir vakıf üniversitesi doğar.”
Başkan Demiryürek, birazdan Saffet Çam Vakfı ile imzalayacakları protokole de değinerek, bu iş birliğinin sadece üniversite hedefiyle sınırlı olmadığını açıkladı. Yalova Belediye Başkanı Mehmet Gürel, Vakıf Müdürü Oktay Yılmaz ve Vakıf Başkanvekili Tarık Burak Evin ile birlikte yürütülen çalışmalara teşekkür eden Demiryürek, “Sayın Mehmet Başkanımıza, Vakfın Müdürü Oktay Bey’e ve aynı zamanda Tarık Bey’e çok teşekkür ediyorum. Özel İdare, üniversite, sanayi odası ve vakıf iş birliğiyle koordineli bir çalışma yürüteceğiz. Bu protokol, eğitimden kültüre, sanattan istihdama kadar birçok alanda ortak projeleri hayata geçirmemizi sağlayacak” dedi.
Yalova’nın gelecek vizyonunu özetleyen Demiryürek, kentin son yıllarda sanayi ve organize sanayi bölgesi yatırımlarını büyük ölçüde tamamladığını hatırlatarak, yeni hedefin turizm ve eğitim olduğunun altını çizdi:
“Yalova, organize sanayi bölgeleri ve sanayi altyapısıyla artık olgunlaşmış bir kenttir. Bundan sonraki süreçte Yalova’nın turizm ve eğitim alanında çok daha fazla rol alması gerektiğine inanıyorum. İşte bu nedenle, vakıf üniversitesi projesi, uluslararası coğrafi işaret çalışmaları ve merkez firmalardan alınan vergilerin yerelde kalması gibi taleplerimiz, aslında Yalova’nın sadece bugününü değil, 50 yıl sonrasını inşa etme çabasıdır. Biz bu vizyonu kararlılıkla sürdüreceğiz.”
Demiryürek, konuşmasını Yalova halkına ve iş dünyasına seslenerek tamamladı: “Bizim gibi küçük şehirlerin kaderi, merkezi yönetimle kuracağımız güçlü diyalog ve sivil toplum kuruluşlarımızın uyumlu çalışmasıyla değişir. Bugün Ankara’da aldığımız destek, yarın Saffet Çam Vakfı ile atacağımız adım ve Avrupa’ya açacağımız Aronya markamız, Yalova’nın büyüme hikâyesinin yeni sayfaları olacaktır. Hep birlikte başaracağız.”