<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0"> 
  <channel>
<title>SAĞLIK - 77Haber: Anlık Son Dakika Haberleri ve Güncel Gelişmeler</title>
<link>https://www.77haber.com.tr/saglik/</link>
<description>sağlık ile ilgili güncel haberler</description>
<language>tr</language>
<copyright>https://www.77haber.com.tr</copyright>
<image>
<title>https://www.77haber.com.tr</title>
<url>
https://www.77haber.com.tr/images/genel/77HABERZLOGOZ77-EV.png
</url>
<link>https://www.77haber.com.tr</link>
<width>315</width>
<height>90</height>
</image><item>
<title>Bir Asırlık Ferahlık: Kolonyanın Tarihçesi ve Tolga Koç'un 1. Yıl Başarısı</title>
<description><![CDATA[<img src="https://www.77haber.com.tr/images/haberler/bir-asirlik-ferahlik-kolonyanin-tarihcesi-ve-tolga-koc-un-1-yil-basarisi.jpeg" width="250"><br><p><strong>Köln'den Dünyaya Yayılan Bir Miras<br />
Kolonyanın hikayesi, 17. yüzyılın sonlarına, Almanya'nın Köln şehrine uzanıyor. Aslen İtalyan olan Giovanni Paolo Feminis, Floransa'daki bir manastırda keşfettiği bir karışımı geliştirerek bugünkü kolonyanın temelini atmıştır . Feminis, "Macar Suyu" olarak bilinen formüle bergamot, limon ve portakal esansı ekleyerek yeni bir koku yarattı ve bu ürüne önce "Eau Admirable" (Hayranlık Verici Su), daha sonra da "Eau de Cologne" (Köln Suyu) adını verdi .</strong></p>

<p><strong>Feminis'nin işleri büyüyünce yanına çağırdığı yeğeni Giovanni Maria Farina, 1709 yılında Köln'de bir fabrika kurarak kolonya üretimini endüstriyel boyuta taşıdı . Farina, kardeşine yazdığı bir mektupta buluşunu şöyle tarif ediyordu: "Bana bir İtalyan bahar sabahını, dağ nergislerini ve yağmurdan sonra portakal çiçeklerini hatırlatan bir koku buldum" . Bu tarihten itibaren kolonya, önce Avrupa'da, ardından tüm dünyada hızla yayılmaya başladı. 1799'da Köln'de üretilmeye başlanan "4711" marka kolonya ise günümüzde hala satışta olan en eski kolonya markası olma unvanını taşıyor .</strong></p>

<p><strong>İlk Başlarda Bir İlaç Olarak Kullanılıyordu<br />
Kolonyanın ilk kullanım amacı, bugünkü gibi kozmetik veya ferahlama değildi. İçeriğindeki yüksek oranda alkol ve bitkisel esanslar sayesinde tıbbi bir ürün olarak değerlendiriliyordu . Sindirim sistemi rahatsızlıklarında şekere damlatılarak ya da şaraba karıştırılarak içilen kolonya, aynı zamanda antiseptik özelliğiyle ağız yaralarında, yara temizliğinde, kas ve eklem ağrılarında da kullanılıyordu . Köln Tıp Fakültesi'nin ürünü tıbbi olarak onaylaması, Avrupa'da yaygınlaşmasının önünü daha da açtı .</strong></p>

<p><strong>Osmanlı'dan Türkiye Cumhuriyeti'ne Uzanan Yolculuk<br />
Kolonya, Osmanlı topraklarına II. Abdülhamid döneminin ilk yıllarında (19. yüzyıl sonları) ithal edilmeye başlandı . Ancak asıl dönüm noktası, 1882 yılında Ahmet Faruki'nin ilk yerli kolonya üretimini gerçekleştirmesiydi . Halk arasında "Odikolon" (Eau de Cologne'nin bozulmuş hali) olarak anılan bu ürüne zamanla "kolonya" adı verildi . O döneme kadar misafirlere ikram edilen gül suyunun yerini alan kolonya, kısa sürede Türk misafirperverliğinin simgesi haline geldi .</strong></p>

<p><strong>Cumhuriyet dönemiyle birlikte kolonya üretimi daha da gelişti ve çeşitlendi. Eczacıbaşı Süleyman Ferit Bey'in İzmir'de ürettiği "Altın Damlası", Eyüp Sabri Tuncer ve Rebul Eczanesi gibi markalar, Türk kolonya sanayisinin öncüleri oldu . Her bölge kendi yerel ürünleriyle anılan kolonyalar üretmeye başladı: Isparta'nın gülü, Rize'nin çayı, Düzce'nin tütünü, Amasya'nın elması, Antalya'nın turunç çiçeği, Trabzon'un fındığı ve Gaziantep'in biberi gibi .</strong></p>

<p><strong>Günümüzde kolonya, Covid-19 salgınıyla birlikte dezenfektan özelliği sayesinde yeniden önem kazanmış, hijyenin ve geleneğin buluştuğu noktada yerini sağlamlaştırmıştır.</strong></p>

<p><strong><img alt="" src="/images/TOLGA%20KO%C3%87%20KOLONYA%20FOTO.jpeg" style="width: 1000px; height: 1400px;" /></strong></p>

<p><strong>Tolga Koç  Limon Kolonyasında Kalite ve Vefa<br />
Bu köklü mirasa sahip çıkan ve onu daha ileriye taşıyan girişimcilerden biri de Tolga Koç. Geçtiğimiz yıl limon kolonyası üretimine başlayan Koç, 1. yılını geride bırakmanın gururunu yaşıyor.</strong></p>

<p><strong>"Geçtiğimiz yıl üretimine başladığımız limon kolonyamızın birinci yılını geride bırakmanın gururunu yaşıyoruz." diyen Koç, bu yolculuğa çıkarken en büyük hedeflerinin piyasa standartlarının çok üzerinde, özgün bir ürün ortaya koymak olduğunu belirtti. Limon kolonyasının üretiminin her aşamasında, alkolün oranından esansın kalitesine kadar içeriğin en iyisi olması için titizlikle çalıştıklarını vurguladı.</strong></p>

<p><strong>Koç, ürünlerinin kalıcılığına da dikkat çekerek, "Piyasadaki birçok kolonya markasında koku hissi ortalama 9-12 dakika arasında kalırken, bizim ürettiğimiz limon kolonyası uzun saatler boyunca kalıcılığını koruyan eşsiz bir kokuya sahip" ifadelerini kullandı. Ayrıca ürünün dayanıklılığına özel bir özen gösterdiklerini belirten Koç, "Kapağı açılmadığı sürece son kullanma tarihi başlamayan, güneş ışığına maruz kalmadığı müddetçe bozulma ihtimali olmayan bir yapıda ürettik. Bu sayede tüketicilerimiz, kolonyalarını gönül rahatlığıyla uzun süre kullanabiliyor." dedi.</strong></p>

<p><strong>Tüketici Memnuniyeti ve Esnafa Vefa<br />
Birinci yıllarında kendilerini en çok onure eden şeyin tüketicilerin memnuniyeti olduğunu söyleyen Koç, "Şubelerimizden ısrarla markamızın talep edilmesi, kalitemize olan inancın en somut göstergesiydi." şeklinde konuştu. Bu başarıda sadece tüketicilerin değil, kendilerine raflarında yer veren, fiyat politikalarına müdahale etmeyerek destek olan tüm esnaf büyüklerine ve kardeşlerine de teşekkür etmeyi ihmal etmedi.</strong></p>

<p><strong>Sizlerin takdirini kazanmış olmanın verdiği güvenle, bu yıl artık sadece Isparta ile sınırlı kalmayıp farklı şehirlerde de yer almaya başlayacaklarını müjdeledi.</strong></p>

<p><strong>Enflasyonla Mücadelede Örnek Karar<br />
Bu genişleme sürecinde toplumsal sorumluluk bilinciyle hareket eden Tolga Koç, enflasyonla topyekün mücadeleye katkıda bulunmak adına anlamlı bir karara imza attı. Sadece Isparta'ya özel olmak üzere, raf fiyatını ve bayi fiyatını güncellemeyeceğini, satışlara geçen yılın fiyatlarından devam edeceğini duyurdu. Bu kararın, hem esnafa hem de tüketicilere duydukları vefanın ve desteğin bir göstergesi olduğunu ifade etti.</strong></p>

<p><strong>Bize güvenen, destek olan ve ürünlerimizi tercih eden herkese bir kez daha teşekkür eden Tolga Koç, "Nice başarı dolu yıllara birlikte yürümek dileğiyle..." sözleriyle mesajını tamamladı.</strong></p>
]]></description>
<link>https://www.77haber.com.tr/bir-asirlik-ferahlik-kolonyanin-tarihcesi-ve-tolga-koc-un-1-yil-basarisi/1065/</link>
<pubDate>Sun, 15 Feb 2026 13:45:26 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Mahkemeden kanser ilacı için önce tedbir, sonra ret kararı</title>
<description><![CDATA[<img src="https://www.77haber.com.tr/images/haberler/mahkemeden-kanser-ilaci-icin-once-tedbir-sonra-ret-karari.jpg" width="250"><br>Zeynep Elibol'a, 5'inci çocuğuna hamileyken 2024 yılında 4'üncü evre kanser teşhisi konuldu. Hamilelik sürecinde bazı tetkikleri yapılamadığı için geç teşhis konulan Elibol'un tedavisi, doğumun ardından başladı. Elibol, yaklaşık 1 yıl uygulanan kemoterapi ve akıllı ilaç tedavisinden sonuç alamadı. Bunun üzerine doktorlar tarafından 'trastuzumab deruxtecan' etken maddeli ilaç önerildi. Elibol, 33 bin 547 TL olan ilacın karşılanması için SGK'ya başvurdu. Ancak SGK, ilaç geri ödeme listesinde bulunmadığı gerekçesiyle ret kararı verdi. Elibol, Ankara 3'üncü İş Mahkemesi'nde SGK'nın işleminin iptali ve ilacın bedelinin karşılanması talebiyle dava açarak, ihtiyati tedbir talebinde bulundu. Mahkeme, davacının tedavisi için elzem olduğu iddia edilen ilacın tedarikinde gecikme olması halinde telafisi güç zararlar yaşanabileceği gerekçesiyle dava sürecinde ilacın SGK tarafından karşılanması için 5 Haziran 2025'te ihtiyati tedbir kararı verdi.BİLİRKİŞİ RAPORU GEREKÇE GÖSTERİLDİMahkemenin kararı ile Elibol, ilacı kullanmaya başladı. Ancak mahkeme 6 Kasım 2025'teki kararında davanın reddine karar verdi. Kararda bilirkişi kurulunun raporu gerekçe gösterildi. Gerekçeli kararda bilirkişi kurulunun 10 Ağustos 2025 tarihli raporunda; 'davacının durumundaki hastalar için dava konusu ilaç da dahil olmak üzere herhangi bir tedavi ile kanserde tamamen iyileşme sağlamak mümkün olmadığı, bu grup hastalar için verilen tedavilerin amacının hastaların yaşam süresini uzatmak ve yaşam kalitesini korumak olduğu, davacının herhangi bir tedavi yöntemi ile tamamen sağlığına kavuşması, tamamen iyileşmesinin mümkün olmadığı, ancak dava konusu ilacın sağ kalım katkısı gösterdiği, ilacın muadilinin bulunmadığı' şeklinde görüş bildirildiği belirtilerek, "Söz konusu ilacın kullanılmasının zorunlu olmadığı, hayati öneme haiz olmadığı, faz çalışmalarının da tamamlanmadığı anlaşıldığından davacının davasının reddi cihetine gidilmiştir" denildi.Zeynep Elibol, avukatı aracılığıyla kararı istinafa taşırken, SGK da borç bildirim belgesi gönderdi. Zeynep Elibol’un eşi Veysel Elibol’a gönderilen borç bildirim belgesinde dava sürecinde kullandığı ilacın bedeli olan 805 bin 130 TL geri talep edildi.'MAHKEME SONUCUNDA İLACIM KESİLDİ'Zeynep Elibol, hamileliğinde birçok test yapılamadığı için teşhisin hamileliğinin 6'ncı ayında konulduğunu söyleyerek, "Erken doğum kararı alındı. Bebeğim 2 ay yoğun bakımda kaldı. Sonra tedavim başladı. Devletin karşıladığı ilaçların neredeyse hepsini kullandım. Yaklaşık 1 yıl sürdü; ama hiçbirinden sonuç alınamadı. Bunun üzerine doktorum SGK geri ödeme listesinde olmayan ilacı almam gerektiğini söyledi. Mahkeme kararıyla 6 kür o ilacı aldım. Bana çok iyi geldi. Ancak mahkeme sonucunda ilacım kesildi. Biz de bu kararı istinafa taşıdık. İlacım hayati önem taşıyor. Özellikle 4’üncü evre hastalar için bu ilaç çok önemli. İlaç kullanılmadığında metastaz riski çok yüksek. Şu an ana borç 806 bin lirayı aştı. Her ay yaklaşık 53 bin lira faiz ekleniyor. Ödesek bile borç bitmeyecek gibi. Bu durum bizi hem maddi hem manevi olarak çok yıpratıyor” diye konuştu.'DAVA KESİNLEŞMEDEN BORÇ TAHUKKUK ETTİRİLDİ'Elibol'in avukatı Berkay Özdemir, bilirkişi raporunda ilacın sağ kalıma ciddi katkı sunduğu, muadilinin olmadığı ve kullanılmaması halinde ani hayat kalitesi düşüşü ya da ölüm riskinin bulunduğunun açıkça yer aldığını belirtti. Mahkemenin buna rağmen bilirkişi raporunda yer alan 'dava konusu ilaç dahil herhangi bir tedavi ile kanserde tamamen iyileşme sağlamak mümkün olmadığı' görüşünü dikkate alıp, davanın reddine karar verdiğini söyleyen Özdemir, "Bu kararla birlikte SGK’nın o güne kadar ödediği ilaç bedelleri hastadan geri istenebilir hale geldi. Biz de hem bu geri istemenin önüne geçmek hem de kararın kaldırılması için dosyayı istinafa taşıdık. Şu an dava Bölge Adliye Mahkemesi’nde inceleme sırası bekliyor. SGK, karar kesinleşmeden borç tahakkuk ettirdi ve tahsilat sürecini başlattı. Bugüne kadar ödenen ilaç bedelleri faiziyle hastadan ya da sigortalısından geri isteniyor. Ödenmediği takdirde haciz yoluna gidiliyor. İhtiyati tedbir kararıyla müvekkil bir süre ilacını ücretsiz kullanabildi. Ancak dava kaybedilince tüm bedeller faiziyle geri istendi. Müvekkilin bunu ödeyecek ekonomik durumu yok. Büyük ihtimalle SGK bu borcu haciz yoluyla tahsil edecek" diye konuştu.'İLAÇ İLK GÜN DE ELZEMDİ, SON GÜN DE ELZEM'Kararın vicdani yönüne dikkat çeken Özdemir, "Mahkeme başta aciliyet olduğunu gördü. Ne değişti de günün sonunda dava reddedildi? Aslında hiçbir şey değişmedi. İlaç davanın açıldığı gün de elzemdi, bittiği gün de elzemdi. Bilirkişi raporu da bunu açıkça ortaya koydu. Bazı mahkemeler 'yaşam hakkı' diyerek davaları kabul ediyor, bazıları ise Yargıtay kararını gerekçe göstererek reddediyor. Emsal kararlar bağlayıcı olmadığı için her hasta ayrı ayrı dava açmak zorunda kalıyor. SGK bu davalar nedeniyle ciddi vekalet ücretleri ve bilirkişi masrafları ödüyor. Bu kaynakları dava yerine ilaçları geri ödeme kapsamına almak için kullanmalı. Şu an Türkiye genelinde bu tür ilaçlar için yaklaşık 15 bin dava var. Bu davaların çoğu kazanılacak ve SGK’nın bütçesi daha fazla zorlanacak" ifadelerini kullandı.]]></description>
<link>https://www.77haber.com.tr/mahkemeden-kanser-ilaci-icin-once-tedbir-sonra-ret-karari/946/</link>
<pubDate>Mon, 12 Jan 2026 23:00:31 +0300</pubDate>
</item></channel>
</rss>