Bugun...



Yalova'da İşgal ve Emperyalizme Karşı Ses Yükseldi: "Mescid-i Aksa İçin Sessiz Çığlık"

YALOVA – Burak Derneği Kadın Kolları ve Genç İHH Kadın Kolları, Yalova Merkez Camii önünde bir araya gelerek "Mescid-i Aksa için Sessiz Çığlık Eylemi" düzenledi. Cuma namazını müteakip gerçekleştirilen basın açıklamasında, işgalci İsrail ve ABD'nin bölgedeki askeri varlığına karşı net bir duruş sergilendi. Eyleme, çok sayıda kadının yanı sıra camiden çıkan vatandaşlar da yoğun ilgi gösterdi.

facebook-paylas
Tarih: 28-03-2026 01:38

Yalova'da İşgal ve Emperyalizme Karşı Ses Yükseldi:

Burak Derneği Kadın Kolları Başkanı Aynur Işık ve Genç İHH Kadın Kollarından Beyza Lilanaz Terlemez’in ortak okuduğu metinde, bölge halklarının iradesini yok sayan, sınırları kanla yeniden çizmeyi hedefleyen askeri girişimlere karşı oldukları vurgulandı.

"İşgalci İsrail'i ve Amerikan Askeri Varlığını İstemiyoruz"
Açıklamada, yıllardır bölgede uygulanan "böl, parçala, yut" senaryolarına ve askeri müdahale politikalarına karşı olduklarını bildirmek için bir araya geldiklerini belirten konuşmacılar, "Kendi topraklarımızda hem işgalci İsrail’i hem de bölgeyi kaos bataklığına çeviren Amerikan askeri varlığını istemiyoruz" ifadelerini kullandı.

Konuşmada, bu direnişin sadece sözde kalmadığı, denizde ve karada her adımda sürdüğü hatırlatılarak, 18 yılı aşkın süredir Gazze’ye uygulanan ablukanın bugüne dek defalarca hem karadan hem denizden kırılmaya çalışıldığı, her seferinde işgal rejiminin hukuksuz müdahalelerine maruz kalındığı ifade edildi.

"Özgürlük ve Sumud Filosu Nisan'da Yola Çıkıyor"
Açıklamanın en dikkat çeken bölümlerinden biri, Gazze'deki ablukayı kırmak için hazırlanan filo duyurusu oldu. Konuşmacılar, "Gazze’deki ablukayı kırmak ve mazlum Filistin halkının nefesi olmak için Özgürlük ve Sumud Filosu Nisan ayında 100’den fazla gemiyle yola çıkacak" dedi. Filonun sadece insani yardım taşımayacağı, aynı zamanda insanlığın onurunu ve bölge halklarının teslim olmayan direniş ruhunu temsil ettiği vurgulandı.

"Mescid-i Aksa'ya Giriş Engeli Kabul Edilemez"
İşgalin bir diğer karanlık yüzü olarak kutsallara yönelik saldırılara dikkat çekilen açıklamada, ilk kıble Mescid-i Aksa’nın tam 27 gündür sözde güvenlik gerekçeleri, keyfi yaş kısıtlamaları ve asılsız istihbarat raporları gibi bahanelerle ibadete kapatıldığı veya girişlerin imkânsız hale getirildiği belirtildi.

Açıklamada, "Kendi kutsal mekanımıza giriş hakkımız, işgalci rejimin insafına ve uydurma bahanelerine terk edilemez. Müslümanların inanç özgürlüğü ayaklar altına alınmaz. Kudüs’ün kapılarına vurulan her kilit, bölgedeki barışa vurulmuş bir darbedir" ifadeleriyle tepki gösterildi.

"Coğrafyamızın Zenginlikleri İşgalcilerin Yakıtı Olmayacak"
Bölgedeki askeri hareketliliğin ve siyasi baskıların ardındaki temel motivasyonlardan birinin de coğrafyanın zenginliklerini yağmalamak olduğuna işaret edilen açıklamada, Akdeniz’den Mezopotamya’ya kadar uzanan enerji kaynaklarının sömürülmesinin halkların refahının çalınması anlamına geldiği vurgulandı.

 

"Kendi doğal gazımızı, petrolümüzü ve suyumuzu bölge halklarına değil, küresel sermayenin hizmetine sunmaya çalışan bu sömürü düzenini reddediyoruz. Topraklarımızın altındaki zenginlikler, işgalcilerin yakıtı değil, çocuklarımızın geleceği olmalıdır" denildi.

"Bugün Filistin'de Yükselen Soykırım Ateşi Yarın Kapımızı Çalar"
Açıklamada, İsrail'in kurulduğu günden bugüne arkasındaki küresel Siyonist lobinin desteğiyle sadece Filistin’i değil, tüm coğrafyayı ve dünyayı kan gölüne çevirmeyi hedeflediği belirtildi.

Konuşmacılar, "Eğer bugün Gazze’de, Lübnan’da sergilenen bu vahşete ve hukuk tanımazlığa karşı tek vücut olarak durmazsak; bugün Filistin’de yükselen o soykırım ateşi yarın mutlaka bizim de kapımızı çalacaktır. Bu bir beka meselesidir; ya hep beraber bu zulme dur diyeceğiz ya da bu ateşin tüm bölgeyi sarmasına seyirci kalacağız" uyarısında bulundu.

Bugün Gazze’de, Lübnan’da, Suriye’de ve İran’da yaşananların birbirinden bağımsız olmadığı, yapılan katliamların, sivil halka yönelik saldırıların ve sürgün politikalarının aynı karanlık merkezin ürünü olduğu ifade edildi. "Bu zulme karşı sessiz kalmak, suça ortak olmaktır" denilerek, Gazze’nin çığlığını, Beyrut’un acısını, Şam ve Tahran’ın direncini yürekte hissettikleri vurgulandı.

"Pazar Günü Fatih Camii'nde Buluşuyoruz"
Açıklamanın son bölümünde, sessizliğin suça ortaklık olduğu bu kritik günlerde tüm halkımızı sokaklara inmeye davet eden konuşmacılar, Pazar günü öğle namazında Fatih Camii’nde bir araya geleceklerini ve oradan Beyazıt Meydanı’na kadar adalet ve insanlık onuru için yürüyeceklerini duyurdu.

 

Açıklamada, "Soykırıma karşı tek ses, tek yürek olmak; kardeşlerimizin yalnız olmadığını dünyaya haykırmak için tüm halkımızı bu onurlu yürüyüşe omuz vermeye çağırıyoruz" denildi.

Eylem, "Unutmayın; bugün bölgemizde yakılan bu ateşi söndürmek için adım atmazsak; bu ateş, bu coğrafyanın insanlarını yakmaya devam edecek" sözleriyle son buldu.

Katılımcılar, ellerinde Filistin ve Türkiye bayrakları ile "Kahrolsun İsrail", "Mescid-i Aksa özgür olacak", "ABD bölgeden defol" sloganları atarak basın açıklamasına destek verdi. Eylem, okunan duaların ardından sona erdi.



HABER VİDEOSU





Kaynak: 77haber

Editör: Ömer ÇİÇEK




FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
Henüz anket oluşturulmamış.
NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI