Bugun...


ESMA ZUHER

facebook-paylas
Kalbin Matematiği: 14 Şubat'ta "Sevgi"nin İzini Sürmek
Tarih: 10-02-2026 23:18:00 Güncelleme: 10-02-2026 23:18:00


Bugün, 14 Şubat. Sokaklar kırmızıya, vitrinler kalp şekillerine, reklamlar ise "mükemmel hediye" vaatlerine bürünmüş durumda. Adına "Sevgililer Günü" denen bu ritüel, her yıl olduğu gibi, kimileri için bir kutlama, kimileri için bir telaş, kimileri içinse içli bir sorgulama anlamına geliyor. Peki, bu kalabalık günün gürültüsünde, "sevgi"nin gerçek sesini duyabiliyor muyuz?

Kapitalizmin en romantik buluşlarından biri gibi görünse de, 14 Şubat'ın kökeni aslında çok daha farklı. Batı'nın "Valentine's Day"i, bir Roma efsanesine, hatta bazı kaynaklara göre Roma'da evliliği yasaklayan bir yasağı delmeye çalışan bir azizin hikâyesine dayanıyor. Yani aslında başlangıç, bir isyana, yasak bir sevdaya, bedel ödemeye dair. Bugün ise tam tersine, geniş kabul gören, teşvik edilen, hatta "satın alınması" beklenen bir kutlamaya dönüşmüş durumda. Bu dönüşüm üzerinde düşünmeye değer: Sevgi, nasıl oldu da bir direniş sembolünden, bir tüketim kalıbına evrildi?

Elbette, sevgiyi özel bir günde hatırlamak, ona güzel bir söz, küçük bir sürprizle dokunmak kıymetli. Ancak tehlike, sevgiyi; çikolatadan, çiçekten, pahalı bir hediyeden ibaret zanneden bir tekdüzeliğe kapılmakta. Oysa gerçek sevgi, takvimlerin bir yaprağına sığmayacak kadar derin ve günlük hayatın içine yayılmış bir dil. Sabahın köründe hazırlanan bir kahve, zor bir günde atılan "yanındayım" mesajı, içten bir sarılış, derdin sessizce dinlenişi... Bunlar, vitrindeki hiçbir üründe bulunamayacak olan "insan" dokusu. Sevgi, büyük jestlerin coşkusundan çok, küçük sebatların ısrarında gizli belki de.

Bu gün, tek tip bir "mutlu çift" fotoğrafı dayatmasıyla, yalnız olanları, sevgisiz hissettikleri bir dönemden geçenleri, kaybettiklerini yâd edenleri de görünmez kılabiliyor. Oysa sevgi, yalnızca romantik ilişkilerle sınırlı değil. Dostuna, ailene, komşuna, hatta kendine duyduğun o içten bağ da bu günün ruhuna dâhil edilmeyi hak ediyor. Belki de bugünü, tüm sevgi biçimlerini onurlandırmak için bir fırsata çevirmeliyiz. "Sevgililik" statüsünden bağımsız, herkesin "seven bir kalbi" olduğunu hatırlayarak.

Öyleyse, bugünü sadece alışveriş listeleri ve rezervasyon stresiyle geçirmek yerine, biraz da içe dönerek değerlendirelim. Sevgi nedir bizim için? Onu nasıl ifade ediyoruz? İlişkilerimizdeki sevgi, beklenen kalıpları mı yoksa gerçek ihtiyaçları mı besliyor? Belki de en güzel hediye, bir an durup karşımızdakine, "Seni nasıl daha iyi sevebilirim?" diye sormak olabilir.

14 Şubat, sevgiyi kutlamak için bir bahane olabilir. Ancak unutmayalım; gerçek kutlama, 15 Şubat'ta, ve ondan sonraki her günde, sevgiyi yaşatma niyetimizde ve çabamızda saklı. Kalbin gerçek matematiği, bir güne sığan büyük gösterilerde değil, günlere yayılan küçük, samimi dokunuşlarda gizli.

Sevgi, satın alınan değil, inşa edilen; gösterişli değil, sadık olandır. Bugün, onun en saf haline kulak verme günü olsun.



Bu yazı 28 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
Henüz anket oluşturulmamış.
NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI